{"sayfadaki_kayitsayisi":10,"kayit_sayisi":78,"sayfa_numarasi":1,"onemliyer":[{"ILCE":"KONAK","KAPINO":"29","ENLEM":38.419126711412,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"21","MAHALLE":"NAMAZGAH","MAHALLEID":null,"ADI":"Agora-Kuzey Stoa (Bazilika)","BOYLAM":27.13905906148,"YOL":"TARIK SARI"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"55","ENLEM":38.659384121559,"ACIKLAMA":"Son dönem kazılarında Foça’nın Arkaik Dönem’de 5km. uzunluğunda surlara sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Maltepe Tümülüsü tepesinde yapılan kazılarda İ.Ö. 590 – 580 yıllarına tarihlenen sur duvarlarının bir bölümü gün ışığına çıkarılmıştır. Tarihçi Herodot’un bu sur duvarlarından sıkça bahsetmesi nedeniyle Herodot Duvarı adıyla da anılmaktadır. Payanda duvarın yanında yer alan 4m. genişliğindeki boşluğun kent kapısı olduğu saptanmış, kapının her iki yanında bulunan 5m. genişliğindeki kulelerin ahşap hatıllarının (kirişlerinin) yangın nedeniyle kömürleşmiş olduğu görülmüştür. Ele geçirilen pers ok ve mızrak uçları, kırık amforalar ve bilinen eski mancınık güllesi İ.Ö. 546’da büyük bir savaş olduğunu göstermiştir. Pers komutanı Harpagos’un ordusu ile Foçalılar arasındaki bu savaş Foçalıların yenilgisi ile sona ermişti.","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Arkaik Dönem Teras ve Kanal Duvarı","BOYLAM":26.752237056564,"YOL":"BARIŞ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.949623601844,"ACIKLAMA":"Liman ile Tiyatro arasında, Geç Helenistik, Erken Roma Çağı`ndan beri mevcut olan cadde  M.S. 359 ve 366 yıllarındaki depremlerden sonra İmparator Arkadius Dönemi`nde yapılan onarım ve düzenlemeler nedeniyle Arkadiane ismiyle anılmaktadır. 500 m. uzunluğunda ve 11 m. genişliğindedir. Güneşten ve yağmurdan korunmuş mozaik döşeli yaya yolu olan cadde boyunca bir dizi spor alanı ile iki yanında galerilerin, dükkânların bulunduğu şehrin en önemli caddesinde törenler, şenlikler ve önemli geçitler yapılmaktaydı.. Kralların karşılandığı bir çok önemli gösterinin ve dini törenin yapıldığı cadde aynı zamanda limana gelen ve giden tüm mal ve servetin aktığı yol olduğundan  Liman Caddesi olarak anılır.  Caddenin altında şehrin atık suyunu limana kadar taşıyan kanalizasyon sistemi  vardır. Kral Yolu da denilen cadde yazıtlardan anlaşıldığı üzere geceleri yağ kandilleri ile aydınlatılıyordu. M.S. 5. yüzyılda caddenin orta kısmında, basamaklı kaideler üzerinde yükselen dört sütunlu bir anıt yapılmıştır. Bunların 2 m. yükseklikteki kaidelerinde Hıristiyanlık sembolleri olan nişler ve süslemeler vardır. Sütun başlıklarının üzerinde dört incil yazarının heykellerinin var olduğu kabul edilir.        ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Artemis Tapınağı","BOYLAM":27.363477810733,"YOL":"SABRİ YAYLA"},{"ILCE":"DİKİLİ","KAPINO":"","ENLEM":39.091934976438,"ACIKLAMA":"Atarneus, Dikili sapağının sağında kalan tepenin üzerinde konuşlanmıştır. Ağılkalede kurulan ilk kent devleti özelliği taşıyan antik kentin tarihi M.Ö. 4000 yılına dayanıyor.    İsmini, içerisindeki sıcak su kaynakları ve pınarları yüzünden ana tanrıça kaynağı anlamına gelen Atarneustan alır. Kent Akalılar tarafından kurulmuştur. En parlak dönemini M.Ö. 4. yüzyılda Kral Hermias zamanında yaşamıştır.    Kente ait en ilginç bilgi ise Atarneusun Pergamon Krallığından daha büyük olduğudur. Kentte yapılan yüzeysel arkeolojik çalışmalarda sık sık seramik, çanak, çömlek, kap gibi kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. Bir de kapsamlı bir kazı çalışması yapıldığını düşünürsek kim bilir neler çıkar bu antik yerleşim alanından. Atarneus Antik Kenti, Persler ve Yunanlılar arasında 8 yıl süren bir savaşa tanıklık etmiştir.","ILCEID":"995","MAHALLE":"CUMHURİYET","MAHALLEID":null,"ADI":"Atarneus Antik Kenti","BOYLAM":26.917214236102,"YOL":"RUMELİ"},{"ILCE":"ÇEŞME","KAPINO":"5","ENLEM":38.319507835196,"ACIKLAMA":"Musalla Mahallesi Bağarası Mevkii'nde yer almaktadır. Bölgede 2001-2005 yılları arasında yapılan kurtarma kazılan sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Kalıntılar; Erken ve Orta Tunç dönemine ait olmakla birlikte, kazı çalışmaları sırasında bölgede Geç Tunç Çağında da yerleşildiğini gösteren küçük buluntular ele geçmiştir. Dönemine göre oldukça gelişmiş bir şehir planı mevcuttur. Binalar; taş temel üzerine kerpiç malzeme ile inşa edilmiştir. Evlerin içinde müstakil ocak ve fırınları vardır. Bitişik yapılarda dahi ortak ara duvar kullanılmamış olması keskin bir mülkiyet ayrımı bilinci oluştuğunu göstermektedir. Orta Tunç Dönemi yerleşiminde ortaya çıkarılan şarap işliği ünik bir yapı olup döneminin şarap üretim tarzı hakkında bilgi vermesi bakımından oldukça önemli bir bulgudur.","ILCEID":"1001","MAHALLE":"MUSALLA","MAHALLEID":null,"ADI":"Bağlararası Ören Yeri","BOYLAM":26.304892953612,"YOL":"1036"},{"ILCE":"ÇEŞME","KAPINO":"5","ENLEM":38.31974611299,"ACIKLAMA":"Musalla Mahallesi Bağarası Mevkii'nde yer almaktadır. Bölgede 2001-2005 yılları arasında yapılan kurtarma kazılan sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Kalıntılar; Erken ve Orta Tunç dönemine ait olmakla birlikte, kazı çalışmaları sırasında bölgede Geç Tunç Çağında da yerleşildiğini gösteren küçük buluntular ele geçmiştir. Dönemine göre oldukça gelişmiş bir şehir planı mevcuttur. Binalar; taş temel üzerine kerpiç malzeme ile inşa edilmiştir. Evlerin içinde müstakil ocak ve fırınları vardır. Bitişik yapılarda dahi ortak ara duvar kullanılmamış olması keskin bir mülkiyet ayrımı bilinci oluştuğunu göstermektedir. Orta Tunç Dönemi yerleşiminde ortaya çıkarılan şarap işliği ünik bir yapı olup döneminin şarap üretim tarzı hakkında bilgi vermesi bakımından oldukça önemli bir bulgudur.","ILCEID":"1001","MAHALLE":"MUSALLA","MAHALLEID":null,"ADI":"Bağlararası Tunç Dönemi Yerleşimi","BOYLAM":26.304290081118,"YOL":"1027"},{"ILCE":"BEYDAĞ","KAPINO":"","ENLEM":38.082376437261,"ACIKLAMA":"İzmir ili, Beydağ ilçesi, Beyköy yolu üzerinde Atatürk Mahallesinde Kuzey ve doğu duvarları halen görülebilen çift sıra surdan yapılmış kaledir.\nKuzey cephesinde kademeli olarak basamakla çıkıldıktan sonra, kuzeybatıdan başlayarak kuzeydoğuya doğru devam eden moloz taştan harç ile örülmüş ilk sur duvarı görülür. Doğu kısmında ise orijinal duvar yıkılmış ve düzensiz taşlardan harçsız olarak yeni duvar örülmüştür. Kuzey cephesindeki ilk sur duvarından sonra tekrar basamaklarla çıkıldığında ikinci sur duvarı ile karşılaşılır. Bu duvarın kuzeybatı ucunda burç yer alır.İkinci sur duvarı; kuzeybatıdan güneye devam eden bölümünün yol kenarında tahrip olması ve yıkılması nedeniyle izlenememektedir.","ILCEID":"993","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Beydağ Kale","BOYLAM":28.208730074362,"YOL":"ŞEHİT RAŞİT BAŞOĞLU"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"2","ENLEM":38.666516443108,"ACIKLAMA":"İzmir ili Foça ilçesinde bulunan bu kalenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı konusunda yeterli bilgi bulunmamakla birlikte 1698 yılında, Osmanlı döneminde yaptırıldığı bilinmektedir. Deniz kenarında bulunan kale kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Denizi kontrol amaçlı olarak yapılan bu kalenin içerisinde Osmanlı dönemine ait hamam kalıntıları bulunmaktadır. Kale günümüzde çok harap durumda olup, duvar kalıntılarından bir kısmı ayakta kalabilmiştir. Foça'ya denizden bir feribotla gelirken Karaburun, Mordoğan hattı veya Çamaltı Tuzlası, Homa Dalyanı, Leukai antik kenti\/Sasalı ve Antik Aiolis kıyılarının başlangıç rotasından geçtikten sonra uzakta Foça belirmeye başladığında kıyıda bazı surlar, duvar kalıntıları görürsünüz. Bu surlar adeta denizin içinden çıkmış karayı kuşatmış gibi zamana adeta meydan okurcasına kıyıda salınırlar. İşte bu ilginç ve bir dönemi vurgularcasına ayakta duran kalıntılar Phokaia antik kentinin çevresinde konumlanmış bugüne kalan, çok geç dönemde hatta 1678 yılında yapılmış Dış Kale'sidir.\nAntik çağda Phokaia kentinin doğusundaki tepeler üzerinden geçen sur, Maltepe Tümülüsü ve Eski Hükümet Konağı'ndan geçerek Athena Tapınağı'nın bulunduğu yarımadayı kuşatıyordu. Liman kutsal alanının üzerinde Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinin onarımları vardır. Cenevizli'ler 13. yy. son çeyreğinde bu suru güçlendirmişlerdir.\nPhokaia'nın güney batısındaki Kale Burnu'nda \"Dış Kale\" ya da Ceneviz Kalesi diye anılan kale. Kaynaklara göre 1678 yılında bölgeyi korumak için stratejik bir noktada inşa edilmiştir. Bir burun üzerinde yer alan kale, doğuda savunma amacıyla anakaradan büyük bir hendekle ayrılmıştır. Su altında yapılan arkeolojik kazılarda kale açıklarında denizin dibinde taş gülleler bulunmuştur. Bu gülleler, kaleden düşman gemilerine mancınıkla atılmış olmalıdır. Dış Kale'de önemli bir bakım ve ilgiyi yıllardır hak etmiş görünüyor, Foça'nın süratli dalgalarını yiyen duvar kalıntılarını daha uzun yıllar doğru ve sağlam bir restorasyonla yaşatmalıyız. Not:\nKentin güneybatısında bir burunda yer alan, Ceneviz Kalesi diye bilinen, Dış Kale gerçekte Ceneviz Kalesi değil, 1698 yılında, Venedik tehlikesine karşı, askeri amaçlarla inşa edilmiş bir Osmanlı yapısıdır.\nCedit Kale (Yeni Kale) diye de anılır.\nGünümüzde yıkıntı halindedir.\nKalenin içinde bir hamam kalıntısı da bulunmaktadır.","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Dış Kale (Cedit Kale)","BOYLAM":26.735568277554,"YOL":"BÜYÜK DENİZ SAHİL"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.947187825468,"ACIKLAMA":"Stadyumun karşısında bulunan tepede kurulu Akropol`ün M.S. VI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Tepenin kuzey batısında M.Ö.350 yıllarına ait bir sunak bulunmaktadır.     ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Akropol ve Küçük Sunak","BOYLAM":27.343511198622,"YOL":"Kuşadası - Selçuk Yolu"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.936195620095,"ACIKLAMA":"M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiş  ve M.S. 4. yüzyılda da restore edilmiştir. Anıtsal Çeşme`nin suyu bugünkü adı Dervent Deresi olan ve Efes ören yerinden 6 km. doğuda bulunan Marnas Nehri`nden M.S. 4 ile 14 yılları arasındaki bir tarihte Gaius Sextilius Pollio tarafından yaptırılan su kemeri aracılığı ile geliyordu.       ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Anıtsal Çeşme","BOYLAM":27.343452043369,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"44","ENLEM":37.942032323104,"ACIKLAMA":"Liman ile Tiyatro arasında, Geç Helenistik, Erken Roma Çağı`ndan beri mevcut olan cadde  M.S. 359 ve 366 yıllarındaki depremlerden sonra İmparator Arkadius Dönemi`nde yapılan onarım ve düzenlemeler nedeniyle Arkadiane ismiyle anılmaktadır. 500 m. uzunluğunda ve 11 m. genişliğindedir. Güneşten ve yağmurdan korunmuş mozaik döşeli yaya yolu olan cadde boyunca bir dizi spor alanı ile iki yanında galerilerin, dükkânların bulunduğu şehrin en önemli caddesinde törenler, şenlikler ve önemli geçitler yapılmaktaydı.. Kralların karşılandığı bir çok önemli gösterinin ve dini törenin yapıldığı cadde aynı zamanda limana gelen ve giden tüm mal ve servetin aktığı yol olduğundan  Liman Caddesi olarak anılır.  Caddenin altında şehrin atık suyunu limana kadar taşıyan kanalizasyon sistemi  vardır. Kral Yolu da denilen cadde yazıtlardan anlaşıldığı üzere geceleri yağ kandilleri ile aydınlatılıyordu. M.S. 5. yüzyılda caddenin orta kısmında, basamaklı kaideler üzerinde yükselen dört sütunlu bir anıt yapılmıştır. Bunların 2 m. yükseklikteki kaidelerinde Hıristiyanlık sembolleri olan nişler ve süslemeler vardır. Sütun başlıklarının üzerinde dört incil yazarının heykellerinin var olduğu kabul edilir.  ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Arkadiane (Liman Caddesi)","BOYLAM":27.340204086329,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.939063585413,"ACIKLAMA":"İmparator Traianus-Hadrianus  dönemlerinde (MS 98-136) inşa edilip sonradan onarılan iki katlı ev; arkada Latrina (Genel Tuvaletler) ve Skolastika Hamamı ile ortak bir yapı oluşturur. Üst kattaki ve alt katta odaların yer aldığı konağın duvarları içinde bugünün modern klima sistemine eşdeğer bir soğutma ve ısıtma sistemi bulunmaktaydı. Evin baş salonu, tabanında dört mevsimi simgeleyen renkli mozaikleri ile olasılıkla `Triklinium` denilen yemek odasını oluşturuyordu. Bunun hemen yanında banyo odası yer alır. Bir mozaikte ortada içki içen üç kadın ve ayakta bir hizmetçi, yerde bir fare ve kedi figürlerinin ince bir işçilikle işlendiği görülür. Duvarları freskli tabanı mozaik döşeli odalar, mozaikli havuzlar, şarap mahzenleri, dev ocaklar, hamamlar, konferans salonları ile muhteşem bir kütüphanesi bulunduğu bilinmektedir.    ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Aşk Evi","BOYLAM":27.341787874751,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.942193569525,"ACIKLAMA":"Vedius Gymnasionu ile stadyumun önünden geçen tören yolunun batısında bulunan hamam VI. yüzyılda inşa dilmiş olmalıdır. Kesme taş ve mermerden yapılan hamamın batı cephesini boydan boya kaplayan büyük bir salon bulunmaktadır. Bu salonun dinlenme amaçlı yapıldığı sanılmaktadır. Bunun doğu yönünde, cadde üzerinde birbirlerinden ayrı iki yapıdan güneydekinin ortasında yarım yuvarlak olan bölüm bir salon görünümündedir. Buradan doğu ve batıya açılan kapılarla da daha küçük salonlara geçilmektedir. Diğer yapı daha karmaşık bir plan düzeni göstermektedir. Bu yapının ortasındaki üzeri tonozla örtülü olduğu sanılan hamamın sıcaklık kısmı ile doğusunda da küçük yıkanma yerleri bulunmaktadır. Hamamda yapılan kazı çalışmaları sırasında çok sayıda küp ile karşılaşılmıştır.       ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Bizans Hamamları","BOYLAM":27.342232297218,"YOL":"1090"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.941137769603,"ACIKLAMA":"Panayır Dağı`nın batı eteklerine yapılmış olan, Mermer Cadde`nin sonunda bulunan yapı, 24.000 kişilik kapasiteyle antik dünyanın en büyük tiyatrosu bugün de konser, festival gibi etkinliklerde kullanılmaktadır. Dekoratif öğeleri zengin Tiyatro Binası Helenistik Dönem (M.S.1. - 2.)`in en güzel mimarî eserlerinden birisidir. Lysmakhos döneminde yapılmış olan tiyato, Roma döneminde İmparator Claidus zamanında genişletilmiş ve İmparator Trajan`ın döneminde de tamamlanmıştır. Sahnenin ilk iki katı İmparator Neron zamanında yapılmıştır. Üçüncü kat daha sonra eklenmiştir. Tiyatronun ön kısmında oldukça sağlam ve iri taşlardan yapılmış soyunma yerleri belirgin şekilde görülmektedir. İlk döneminde 3 katlı olan tiyatro her biri 22`şer basamaklı 145 m. genişliğinde, 30 m. yüksekliğinde üç bölümden oluşur. 25x40 ebatlarındaki sahnenin arka duvarları son derece süslü ve nişler içinde heykellerin bulunduğu bir görünüm taşımaktadır. Oturma yerinin en üst kısmına eklenen sütunlu bir kısım ile akustiği arttırılan tiyatroda, sahnenin görünmesini sağlamak açısından tribün çok dik inşa edilmiştir. Helenistik tiyatro, Roma döneminde kemerlerle büyütülmüş, Romalıların mimarîde kaydettikleri en önemli gelişme, kemer konstrüksüyonunu ve kubbe yapımını çözmüş olmalarıdır. Beton benzeri bir harç kullanmışlardır. Bu harçta kum, kireç ve volkanik kül olan pozzolona vardır. Bazı karışımlarda tüf, kireçtaşı, mermer de görülür. İnşaatı yaparken mevsimlere göre ışık kaynağının en iyi geleceği açıları da hesaba katmışlardır. Tiyatro geç Roma Devrinde gladyatör dövüşlerine de sahne olmuştur.                                  ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Büyük Tiyatro","BOYLAM":27.342419852375,"YOL":"1090"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"44","ENLEM":37.944975181503,"ACIKLAMA":"Kentin 145×30 m. büyüklüğündeki üç nefli (kiliselerde kubbe altı bölümü) piskoposluk kilisesi Olympieion Mahallesi`nin güney stoasına inşa edilmiştir. Kilise büyük olasılıkla M.S. II. yüzyılda İmparator Hadrianus (117-138) devrinde yapılmıştır. Roma dönemine ait bir yapının üzerine Bizans döneminde M.S. 11. yüzyılda  inşa edilen bir bazilikaya dönüşen yapı Meryem Ana`ya adanmış ilk kilisedir. Bu dönemde Meryem Ana`ya adanan yapıda 431-438 yıllarında konsül toplantıları yapılmıştır. Bu kilise 265x29.5 m. boyutlarında bir yapıdır. Bazilikanın M.S.4. yüzyılda kiliseye dönüştürülmesi esnasında batı tarafına nefli bir yapı eklendiği ve batı girişinden sonra büyük bir atriumun (etrafı sütunlarla çevrili avlu) yer aldığı gözlenmektedir. Kilise kısmına geçmek için tabanı mozaikli bir narteksten (giriş bölümü) geçilir. Vaftiz yerinin ortasında vaftiz havuzu ve duvarlarında haç figürleri bulunmaktadır. Kilisenin apsisinden açılan bir kapı ile ikinci bir kilise inşa edilmiş ve böylece kiliselerin adı `Çifte Kiliseler` olarak anılmaya başlamıştır.        ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Çifte Kiliseler (Konsül Kilisesi)","BOYLAM":27.339820088192,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.936496865294,"ACIKLAMA":"Meydanın güneyinde, teras üzerinde İmparator Domitianus adına Efesliler tarafından yaptırılmış büyük bir tapınak ve altında Efes yazıtlar galerisi vardır.  Tarih boyunca Efes, dört kez Neokoros, yani imparator tapınağının sahibi ya da bekçisi olma hakkını elde etmiştir. İlkçağda, bir imparator tapınağına sahip olmak, onun bekçilik görevini üstlenmek, kentler arasında çok onurlandırıcı bir ayrıcalıktı. Efes`e bu hak ilk kez İmparator Domitian (M.S.81- 96) tarafından tanınmıştır.  Şehrin ana meydanlarından biri olan, tanrıçalar ve  mitolojik kahramanlarla süslenmiş Domitian Meydanı eskiden atlı arabaların gelebildiği son nokta olmuştur.         ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Domitanus Meydanı","BOYLAM":27.343080637531,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.938621824569,"ACIKLAMA":"M.S. 117-138 yılları arasında Vedius Antoninus Sabinus tarafından İmparator Hadrianus adına anıt tapınak olarak inşa edilen Hadrian Tapınağı, işleviyle olduğu kadar süslemeleriyle de dikkat çekici ve bir o kadar da önemliydi.  Anıt, tapınılan heykelin korunduğu kutsal mekan (naos) ile bu mekana geçit veren 4 sütunlu ön odadan (pronaos)oluşuyordu. Naosa giriş kapısının üstünde asıllarının Efes Müzesi`nde bulunduğu Medusa kabartması; şerit şeklinde uzanan Efes tarihine ışık tutan, Efes`in efsanevi kurucusu Androklos`u yaban domuzu ile betimleyen, bazı tanrıların ve tanrıçaların, Amazonların, Dionysos alayının işlendiği bir bezeme (friz) görülmektedir. Ortadaki kemerli sütunun ortası Kent Tanrıçası Tyche`nin büstü ile süslenmiştir. M.S. 4. yüzyılda bir depremle yıkılarak yeniden yapılan tapınağın önünde duran ve dört köşe sütunlarına dayanan dört kaide üstünde Roma imparatorları Galerius Maximianus, Diocletianus ve Constantius Chlorus`un bronz heykelleri bulunuyordu.      ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Hadriyanus Tapınağı","BOYLAM":27.342018211873,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.938390156121,"ACIKLAMA":"Kentin merkezindeki  Kent planının dik açılarına uymayan, eski bir dere yatağına rastlayan, omurga görünümlü, Devlet Agorası ile Ticaret Agorası arasında uzanan, Memmius Anıtı`ndan başlayıp Celsus Kütüphanesi`ne doğru eğimli olan cadde kentin tüm tarihsel süreçlerini temsil eder. Uzunluğu 210 m. olan caddenin iki yanında bulunan sütunların gerisinde dükkânların ve önlerinde Efes`in ünlü kişilerine ait heykellerin yer aldığı cadde, şehrin idaresinde önemli rol oynayan Kuretler (dini liderler) Birliği`nin de geçtiği Artemis için hac yürüyüş rotası (kutsal yol) ile çakışmaktadır. Şehrin en büyük kanalizasyon sistemi mermerle kaplı bu caddenin altındadır.              ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Kuretler Caddesi","BOYLAM":27.342191685007,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"44","ENLEM":37.943080894772,"ACIKLAMA":"Efes kentinin en büyük mimarî topluluğu olan Liman Gymnasionu ve hamamlarının ayakta bulunan kalıntıları çok etkileyicidir.  Biri 90×90 m., öteki 200×240 m. ölçüsünde olmak üzere iki palaestrası (beden hareketlerinin yapıldığı yer) bulunan, uzunluğunun tamamı 360 m. olan Gymnasion`un büyük palestrası 13 çeşit renkteki mermer plakalarla kaplanmıştır. Küçük palestranın kuzeydeki salonu imparator kültüne, güneydeki de derslere ve toplantılara ayrılmış olmalıdır. Güney salonda bulunan M.Ö.4.yy.`da yapılmış bronz atlet heykelinin güzel bir Roma kopyası Viyana Müzesi`nde sergilenmektedir. Yapı topluluğunun hamam kısımları da büyük kalıntılar halinde ayakta durmaktadır. Domitianus Dönemi(M.S. 2.)`nde inşasına başlanan 160x170 m ebatlarında 28 m yüksekliğindeki  hamam yapısı MS. 356 yılı depreminde kısmen yıkılmış ve tekrar onarılmıştır.                     ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Liman Gymnasiumu ve Liman Hamamı","BOYLAM":27.337861204322,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.942482293704,"ACIKLAMA":"M.Ö. 3. yüzyılda Efes şehrinin güneyinde inşa edilen bu kapı, Efes ve Magnesia şehirlerini birbirine bağlayan yolun girişinde bulunmaktadır. Konumu itibarıyla her an saldırı tehlikesi yaşayan kentin M.Ö. 3. yüzyılda 10 m yüksekliğinde 9 km uzunluğundaki şehir duvarlarıyla beraber inşa edilmiş olan bu kapının, her iki tarafında 11x11 metre ölçülerindeki iki adet kare planlı kuleler bulunmakta olup, dış kısımları kapının kendisi gibi süslemelerle bezelidir. Yapının şehre bakan kısmı büyük bir avluya açılmaktadır. Avlunun yapılış amacı, şehre yapılan saldırılar sonucu dıştaki kapının yıkılması halinde ikinci bir kapıyı da barındıran bu avlunun şehri koruma görevini üstlenmesidir. Kutsal Yol(Hacı Yolu)`un da bir bölümünü oluşturan kapı, M.S. 1 yüzyılda, İmparator Vespasianus zamanında üç geçitli, kemerli bir törensel kapıya, ``Onur Kapısı``na dönüştürülmüştür. Bu üç girişten ortada olanı arabalara ayrılmıştı ve girişlerin arasında sembolik olarak koruyucu vazifesini gören mermer aslanlar yer almaktaydı. Kapının yakınlarına M.S. 4.y.y.`da inşa edilen Bazilika`ya ait olduğu düşünülen bir mezarlık da bulunmaktadır. Panayır Dağı eteğindeki Magnesia Kapısı`nın hemen yanındadır. M.S. 2 yüzyılda bir sofist olan Flavius Damianus tarafından bu kutsal yolun hazırlanması sırasında, Efes`te yaşayan gençlerin spor, müzik, astronomi, sosyal beceri alanlarında eğitim görmeleri amacıyla yaptırılmış, Efes`teki anıtsal yapılardan biri olan Doğu Gymnasiyumu bir hamam, spor arenası, bir avlu, sınıflar ve kraliyet odalarından oluşan geniş bir kompleksti. Yapının batı tarafında bulunan İmparator Salonu`nda, Doğu Gymnasionu`nun yapılmasına finansal kaynak sağlamış olan sofist Flavius Damianus ve karısı Vedia Phaedrina`ya ait portre heykelleri bugün İzmir Arkeoloji Müzesi`nde sergilenmektedir.       ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Magnesia Kapısı (Üst Kapı) ve Doğu Gymnasiumu","BOYLAM":27.342656035194,"YOL":"1090"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.939407336384,"ACIKLAMA":"Celsus Kütüphanesi`nden Ticaret Agorası`na (Aşağı Agora) geçişi sağlayan, Roma zafer takı mimari tarzında inşa edilmiş, 3 geçitli kapı;  M.Ö. 3.-4. yüzyıllarda; Augustus, karısı Livia, kızı Julia ve damadı Agrippa&#39;ya adanmak üzere; Augustust tarafından özgürlükleri bağışlanan Mazeus ve Mithridates isimli köleler tarafından yaptırılmıştır.  ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Mazeus Mithridates (Agora Güney) Kapısı","BOYLAM":27.341146497501,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.937360958282,"ACIKLAMA":"M.S. 1. yüzyılda Büyük  Roma`nın diktatörlerinden birisi olan Sulla`nın torunu C. Memmius adına onursal bir yapı olarak dikilmiştir.  Dört cepheli, iki katlı yapının  birinci katının baştabanına, hem Latince hem de Yunanca olarak kazınmış olan yazıt; bu yapıya ismini vermiştir. Yapının doğu ucunda bulunan Latince bir yazıtta ``Kaius Memmiyus, kurtarıcımız, Kaius`un oğlu, Cornelyus Sulanın torunudur.`` yazmaktadır.  Memmiyus ailesinin fertlerine ait olan ve de bu kişilerin bireysel özelliklerinin kişileştirilmiş olarak heykel haline dönüştürüldüğü örnekler ikinci katta bulunan üç adet galerideki, sütunlar arasında yer almıştır. Figürlerden bazıları Memmiyus`u, babası Caius`u ve dedesi diktatör Sulla ile başlık giyen askerleri temsil etmektedir.            ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Memmius Anıtı","BOYLAM":27.34340479543,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.94011954342,"ACIKLAMA":"Mermer Cadde, Efes Artemis Tapınağı`ndan başlayan önce Vedius Gymnasionu ve stadyumu geçerek tiyatronun batısı ile Agora`nın doğusundan ilerleyen, kütüphanenin önünden doğuya kıvrılarak Devlet Agorası`na çıkan, arkasından da Magnesia kapısından itibaren kuzeye yönelip tekrar Artemis Tapınağı`na varan, Panayır Dağı`nı dolaşan kutsal bir yoldu. Bu yol aynı zamanda kentin ana caddesiydi. Tekerlek izleri görülbilen atlı arabalara ayrılmış bu caddede yayalar için sütunlar arasında yüürünen yüksek bir platform yapılmıştır. Caddenin altında bir insanın girebileceği büyüklükte gelişmiş bir kanalizasyon sistemi bulunmaktadır.          ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Mermer Cadde","BOYLAM":27.341809128863,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.93692259041,"ACIKLAMA":"İzleyicilerin oturduğu kademeli bölümü(cavea), sahne yapısı, koro için ayrılmış dans alanı ile küçük bir tiyaro görünümündedir. M.S. 150 yıllarına tarihlenen, 1.400 kişilik üstü kapalı yapı Belediye Binası olarak Boule(Danışma Meclisi) toplantılarına, Odeion olarak da konserlere, tiyatro oyunlarına sahne olmuştur.       ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Odeion","BOYLAM":27.344924945043,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.937205545561,"ACIKLAMA":"Sürekil yanan ateşi olan Hestia Tapınağı ile birlikte şehrin dinî işlevi de olan kutsal alanı olarak kullanılan Prytaneion resmî, politik görüşmlerin yapıldığı, misafirlerin ağırlandığı, önemli törenler ve şölenler düzenlendiği bir çeşit `Belediye Binası`ydı. Augustus Dönemi`nde inşa edilmiş Prytaneion`un avlusu amazon kalkanları ile fırıldak motiflerinden oluşan mozaikle süslü idi. Büyük kısmı M.Ö. 1. yüzyılda inşa edilmiş bina, M.S. 3. yüzyılda bitirilmiştir. Büyük salondaki kompozit başlıklı sütunlar, yapının M.S. 3. yüzyılda değişikliğe uğradığını gösterir.  Salonun çevresinde tanrı ve imparator heykelleri sıralanmıştı.  Efes Müzesi`nde sergilenmekte olan  Domitian ve Hadrian dönemlerine ait biri bir insan diğeri iki insan büyüklüğündeki iki Artemis heykeli burada bulunmuştur.    ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Prytaneion (Belediye Sarayı)","BOYLAM":27.344374794784,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.939505324726,"ACIKLAMA":"Serapis bir Mısır Tanrısıdır. Efes ile Mısır arasındaki büyük boyutlardaki ticarete bağlı olarak Efesliler Mısırlıları tanımışlar, kültür ve dinlerinden etkilenmişlerdir. Tapınağın 2. yüzyılın ortasında Efeslilerce yapıldığı veya Mısırlı kolonistlerce yaptırıldığı düşünülmektedir. Duvarları çok kalın olan dev sütunlu Tapınak, tapınılan kutsal alan (naos) va tapınağa giriş yapılan sütunlu bölümden (pronaos) oluşur. Yıkıntılar arasında Mısır granitinden yapılmış bir heykel parçası, Mısır kült ritüellerinden söz eden, Serapis dinine girenlerden bahseden yazıtlar bulunmuştur. Bizans Dönemi&#39;nde kiliseye çevrilmiştir.  ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Serapis Tapınağı","BOYLAM":27.33922888178,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.938830968085,"ACIKLAMA":"M.S. 1. yüzyılda inşa edilen yapı, M.S. 4. yüzyılda, heykeli odalardan birinde görülebilen, Skolastika adlı Hıristiyan bir kadın tarafından onartıldığı için bu isim ile anılır. Üç katlı ve 1000 kişi alabilecek kapasitedeki iki girişi olan hamamda; soyunma odaları, soğuk bölüm, ılık bölüm, ve sıcak bölüm yuvarlak bir plan üzerine oturtulmuştur. Duvarlarındaki ve tabanındaki sıcak hava dolaşımını sağlayan künk borular hâlâ görünmektedir. Diğer katları dinlenme odaları, kütüphaneler ve eğlence salonlarından oluşan yapının tabanı ve duvarları mermer ve mozaiklerle kaplanmıştır.       ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Skolastika Hamamı","BOYLAM":27.342121209928,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.945815319962,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Stadyum Caddesi","BOYLAM":27.343276112642,"YOL":"EFES ALT KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.946286118456,"ACIKLAMA":"230 m uzunluğunda 30 m. genişliğinde girişi bir zafer takı görünümünde olan, at nalı plana sahip stadyum, Panayır Dağı`nın kuzey yamaçlarına kurulmuştur. Hellenistik devirde yapılan, Roma İmparatoru Neron döneminde (M.S. 54-68) son haline getirilen, M.S. 3.- 4. yüzyıllara kadar genellikle spor yarışmalarının yapıldığı Stadyum, bu dönemden sonra zevk için insanların birbirleriyle ve hayvanlarla dövüştürüldüğü devrelerin en üst noktasını yaşamıştır. Doğu bölümünde gladyatör oyunları için bir bölme ve yine hayvanlar için de bir kısım bulunmaktaydı. Sportif tüm yarışların, oyunların, olimpiyat düzenlemelerinin, araba yarışlarının, gladyatör dövüşlerinin yapıldığı Stadyum döneminin sportif ve kültürel tüm gereksinimini karşılamış olmalıdır.        ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Stadyum (Stadium)","BOYLAM":27.3461850909,"YOL":"1090"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.939746761288,"ACIKLAMA":"Lysimakhos M.Ö. 3. yüzyılın başlarında kentin yerini değiştirdikten sonra yeni Ephesus kurulurken yazılı belgelerde Tetragonos Agora ismi ile geçen Ticaret Agorası,  kentin özgün ızgara planı doğrultusunda büyük bir alan olarak çevresi dükkân dizilerinden oluşacak biçimde yapılmış, ticarî ve kültürel bir merkezdi. Hellenistik Dönem`e ait mahsen ve sütun sıralarına ait izler batıda bulunmuştur. M.Ö. 1. yüzyıl sonlarında genişletilerek yeniden düzenlenen  Agora, Mermer Cadde`nin başlangıç noktasıdır ve Tiyatro`nun karşısında yer alır. Limana direkt olarak bağlantılı olan, doğusu hariç diğer üç cephesinde anıtsal giriş kapıları ve agora alanını çevreleyen sutünları ile dikkat çeken Ticaret Agorası, 110x110 metre boyutlarında, 2 katlı, kare planlı, ortası açık, dört tarafı üstü kapalı, sütunlu açık  galerilerle ve dükkanlarla çevrili, çift kolonlu ve dorik üslupludur. Bugün kalıntıları görülen Agora, M.S.23 depreminden sonra İmparator Agustus döneminde yenilenmiştir. Agora`da tapınaklar, çeşmeler, yazıtlar, tanrılara ve kahramanlara adanmış sunaklar ile Agoranın ortasında Horologion yani bir su ve güneş saati ve çevresinde hatipler, bilginler,kahramanlar, kente hizmet etmiş kişiler, çeşitli kamu görevlileri, atletlere ait pek çok heykel bulunuyordu. Heykellerin kaidelerindeki yazılar Efes`in Roma Çağı`ndaki sosyal yaşantısı konusunda bilgiler vermektedir. Efes Agorası`nda liman kenti olması dolayısıyla o günün dünyasının her yerinden gelen (Mısır`dan Kırım`a kadar) her çeşit insanı görmek mümkündü.           ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Ticaret Agorası","BOYLAM":27.340864606929,"YOL":"EFES ALT KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.938185638064,"ACIKLAMA":"Üzerinde bulunan kitabeye göre M.S. 102-114 yılları arasında Cladius Ariston tarafından İmparator Traian`a ithafen yaptırılan heykelinin iki kat boyunca yükseldiği çeşme; 5.20×11.90 m. ölçüsünde, alt katta kompozit üst katta ise korinth düzeninde sütun başlıkları kullanıldığı, önünde havuz bulunan iki katlı bir çeşmedir. Çeşmeye gelen sular heykelin altından akarak ön taraftaki 12 m. uzunluğundaki bu havuzda toplanıyordu. Efes şehrinin en göz alıcı çeşme binası olarak bilinen bu iki katlı çeşmenin katlarını süsleyen heykellerden bazıları ve ön cephesindeki Traianus`un anne ve babasının heykelleri Efes Müzesi`nde sergilenmektedir.           ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Traianus Çeşmesi","BOYLAM":27.342588339172,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.938897755354,"ACIKLAMA":"Yaklaşık 25 kişinin sığabileceği kentin Genel Tuvaleti`nde birçok kişi aynı anda ihtiyaçlarını giderirken sohbet de ederlerdi. Tabanı mozaik kaplı tuvaletin, önündeki oluklardan temiz su akan oturma yerleri, havuz olarak kullanılan üstü açık 4 sütunlu bir avlunun üç yanındaki galerilere sıralanmıştır. Sütunları üzerinde yazıtlı arşitrav, bezemeler ve korniş blokları ile içi görsel bir zenginliğe kavuşturulmuştur.    ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Umumi Tuvalet (Latrina)","BOYLAM":27.341767208551,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.947484837835,"ACIKLAMA":"Efes`in önde gelen  varlıklı kişilerinden olan Publius Vedius Antoninus ve karısı Flavia Papiona tarafından  M.S.150 tarihinde dostu ve hamisi imparator Antonius Pius ile tanrıça Artemis adına yaptırılmıştır. Kentin kuzey sur çizgisi üstünde inşa edilen avlulu, hamamlı, tören salonlu yapı, yanındaki stadium ile birlikte işlevsel bir bütünlük taşımaktadır. Avlusu sütunlu olan iki katlı 20x10 m ebatlarında imparator salonunun bitişiğinde çeşitli odaları, tuvaleti ve hamamı bulunmaktaydı. Döneminde fiziksel ve zihinsel etkinliklerin yapıldığı bir çeşit okul olan Gymnasium`un spor slanının anıtsal girişi, zamanında heykellerle süslüydü. Kazılarında ele geçen Kaystros(Küçük Menderes) heykeli bugün Kültürpark`taki İzmir Tarih ve Sanat Müzesi`nde sergilenmektedir.             ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Vedius Gymnasiumu","BOYLAM":27.34492286611,"YOL":"1090"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.938369908953,"ACIKLAMA":"UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yerini alan Bülbül Dağı`nın yamaçlarında, kentin merkezinde, Efesli zenginlerin ikamet ettikleri, dışta sadelik gösteren, içte devrin her türlü konforuna sahip `Zengin Evleri` bulunmaktadır. Her terastan bir evin kapısı, geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak açılmaktaydı. Hepsi peristylli (ortadan küçük avlulu) olup, odalar bu avlu çevresinde dizilmişlerdir.  Üzeri açık olan peristylden evin aydınlığı ve su ihtiyacı sağlanırdı. Evlerin hemen hemen hepsi hamamlardaki gibi ısıtılmaktadır. Sıcak hava tabanda ve duvarlarda bulunan künk borular içinden geçirilerek tüm yapının ısınması sağlanırdı. Evlerde sıcak ve soğuk su vardı. Tuvaletler, Genel Tuvaletlere benzemekle beraber daha küçüktü, ancak bikaç kişi aynı anda ihtiyacını giderebilirdi. Gelişmiş kanalizasyon sistemleri ile pis su künk borularla sokaklardaki kanala oradan da Kuretler Caddesi`ndeki ana kanala akıtılırdı. Augustus Dönemi`nde M.S. 1. yüzyılda yapılmış olan, Heraklius Dönemi (M.S. 611-641)`ne değin kullanılan, iki veya üç katlı olan bu evlerin tabanları mozaik, duvarlar ise fresk ya da dekoratif renkli mermerler ile kaplıdır. Yapılan kazılarda çıkarılan çok zengin ve paha biçilemez eserler, Efes Müzesi`nde sergilenmektedir.         ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Yamaç Evler","BOYLAM":27.341509094217,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.936480142928,"ACIKLAMA":"M.Ö. 1. yüzyılın başında şehrin her iki yanındaki dağların bel verdiği yere yapılan  yapılan Devlet Agorası, 160 x 56 m. ebatlarında dikdörtgen planlı bir alanı kapsamaktaydı. Burası, devletin kontrolü altında politik ve dinsel toplantıların yapıldığı yarı kutsal bir alandı. Devlet Agorası, en geç İmparator Augustus (M.Ö. 27 - M.S. 14) döneminden beri şehrin politik merkezini oluşturmuştur.  Üç tarafı sütunlu, arkası kapalı önü açık galerilerle çevrili olan Devlet Agorası`nın ortasında dikdörtgen planlı bir tapınak vardı. 10x6 sütunlu tapınağın alınlığını süsleyen Odysseus ile Polyphemos arasında geçen olayları anlatan heykel grubu, daha sonra Agora`nın batısında bulunan Pollio Çeşmesi havuzu kenarına konulmuştur. Agora son şeklini imparator Theodosius zamanında (M.S. 379-395) almıştır. Agora`nın kuzey tarafına 1. yüzyılda 3 nefli ve 165 m uzunluğunda dört basamakla çıkılan 3 kapılı anıtsal girişi olan, Efes`in ticaret borsası işlevi gören bir Bazilika inşa edilmiştir.       ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes (Ephesos) Yukarı Agora (Devlet Agorası) ve Bazilika","BOYLAM":27.344815974418,"YOL":"EFES ÜST KAPI MEVKİİ"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"88","ENLEM":37.936879615364,"ACIKLAMA":"Roma İmparatorluğu döneminde M.S.2. yüzyılın başında inşa edilen Tiyatro Gymnasion`u hem beden hareketlerinin yapıldığı bir yer hem de küçük stadyum olarak işlev görüyordu. Spor-eğlenme alanı, 30x70 m ebatlarında olup, 3 tarafı sütunlu üstü örtülü, açık galerilerden oluşur. Dördüncü kenarında ise izleyici oturma yerleri bulunan yapı; hamamı, ders salonları, kitaplık, konferans salonları ile tam bir komplekstir. Kuzeydeki 5 odanın ortasında imparatorluk salonu da bulunmaktadır.    ","ILCEID":"10","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Efes Tiyatrosu","BOYLAM":27.344368848397,"YOL":"1090"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"23","ENLEM":38.669174100423,"ACIKLAMA":"Bizans imparatoru Mihail Paleolog tarafından 1275 yılında Cenevizli Manuel Zacharnaya verilmiş ve zaman içerisinde Cenevizliler tarafından surları onarılmıştır. Foçanın 1455 yılında Osmanlı topraklarına katılmasından sonra surlar onarılarak, bugün dokuz tanesini ayırt edebileceğimiz kulelerle donatılmıştır. Osmanlı Döneminde kayıkhane olan bölüm, günümüzde Açıkhava Tiyatrosu olarak kullanılmaktadır.    ","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Foça Beşkapılar Kalesi","BOYLAM":26.750817116295,"YOL":"AŞIKLAR"},{"ILCE":"KEMALPAŞA","KAPINO":"","ENLEM":38.3686638575,"ACIKLAMA":"Karabel geçidindeki iki savaşçı kabartması, M.Ö. 13.yy a ait ve Hititlerden kalmadır. Ege Bölgesinde Hititlerden kalan tek örneği oluşturan kabartmalar arkeolojik değer taşımaktadır. Kemalpaşa - Torbalı karayolu üzerindeki kaya kabartma, sanat tarihine Karabel Kaya Kabartması olarak geçmiştir. Söz konusu eserde, düzgün bir kaya üzerine oyulmuş bir niş içerisinde sağ ayağını ileri uzatmış bir durumda, tipik Hitit giysileri içinde canlandırılmış bir erkek figürü alçak kabartma tekniğinde işlenmiştir. Sağ omzunda bir yay, sol elinde ucu yere bakan bir kılıç vardır. Yüksekliği yaklaşık 2.5 m, eni ise 1.5 m olan kabartmada hiyeroglif yazıyla yazılmış bir yazıt varsa da, aşınmış olduğu için anlamı çözülemediğinden kabartmanın kesin olarak hangi kral tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak kaya yazıtları üzerinde yalnız kralların değil, yerel krallar ve prenslerin de betimlendiğini göz önüne alırsak yukarıdaki bilgiler ışığında bir Hitit prens-kralının kabartıldığı düşünülmektedir.    ","ILCEID":"6","MAHALLE":"YUKARIKIZILCA MERKEZ","MAHALLEID":null,"ADI":"Hitit - Luwian Kaya Kabartmaları (Karabel Geçidi)","BOYLAM":27.455865957349,"YOL":"TORBALI"},{"ILCE":"KARŞIYAKA","KAPINO":"65\/1","ENLEM":38.455233177534,"ACIKLAMA":" 1987 yılında açılan Güzel Sanatlar Parkı Arkeoloji Müzesi`nde 90 parça eser sergilenmektedir. Günümüzden 2.500-3.000 yıl öncesinin eserlerinin yanı sıra, M.S. 3. yüzyıl Erken Roma, Geç Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler de sergilenmektedir. Müzede bu dönemlere ait lahitler, sütun başlıkları, tanrı, insan ve hayvan heykelleri, mezar stelleri ve mezar taşları yer almaktadır. Bu eserler mermer, taş, pişmiş toprak ve bazalt gibi farklı malzemelerden yapılmıştır. Müze alanında ayrıca resim atölyesi ile sanat galerisi de yer almaktadır.             Haftanın her günü, her saat ücretsiz  olarak ziyaret edilebilir.        ","ILCEID":"20","MAHALLE":"BOSTANLI","MAHALLEID":null,"ADI":"Karşıyaka Bostanlı Açık Hava Arkeolojik Eser Sergi Alanı","BOYLAM":27.099077226417,"YOL":"CEMAL GÜRSEL"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":38.024707848974,"ACIKLAMA":"İzmir ili Selçuk ilçesine 9 km uzaklıktaki Alaman Dağında 300 m yükseklikte bulunan bu kaleye çıkışın çok güç olmasından ötürü Keçi Kalesi ismi verilmiştir. Kızılhisar diye de anılan bu kale Menderes Ovasına hakim bir noktada Sardes yolunu kontrol altında tutan bir gözetleme ve kontrol kalesi niteliğindedir. Tarihi kaynaklarda bu kalenin Helenistik dönemde, daha sonraki Roma ve Bizans dönemlerindeki ismine rastlanmamıştır.Kale Helenistik dönemde (MÖ 300-MS 20) yapılmış, daha sonra Roma, Bizans ve Selçuklular tarafından da kullanılmıştır.Kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılan kalede yer yer moloz taş ve tuğla da kullanılmıştır. Duvar örgüsünde Bizans döneminde kireç harcı kullanılmıştır. Kale iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Giriş kapısının iki yanına dikdörtgen planlı kuleler yerleştirilmiştir. İç kalenin kuzeyinde depolar bulunmaktadır.Kalenin, yazıt ve süsleme detayları olamadığından, ayrıca yazılı kaynaklarda bahsedilmediğinden kesin tarihlendirilmesi mümkün değildir. Latmos bölgesinde (Bafa Gölü çevresi) bulunan kaleler, gerek tüm yapı karakteriyle detay konstrüksiyonları açısından benzerlik göstermektedir. Kale, 13. yüzyılda, Laskarisler Dönemine tarihlenebilir. Kalenin Bizans ismi bilinmese de Kızılhisar dendiği bilinmektedir.Kaleye çıkış, en kolay kuzey tarafından gerçekleşip, yer yer kireçtaşı bloklardan yapılmış Orta Çağ'dan kalma bir yol takip ederek bir saat kadar sürer. Keçi Kalesinin kuzey tarafında bulunan Hellenistik Kaleye giden yol üzerinde Hellenistik bir sarnıç yer almaktadır.","ILCEID":"10","MAHALLE":"BELEVİ","MAHALLEID":null,"ADI":"Keçi Kalesi","BOYLAM":27.422137784477,"YOL":"KEÇİKALESİ"},{"ILCE":"MENDERES","KAPINO":"","ENLEM":38.004644596031,"ACIKLAMA":"Klaros, oniki Ion kentinden biri olan Kolophona ait bir kehanet merkezidir. Hellenistik ve Roma Dönemi boyunca da önem taşıyan Klaros Apollon Tapınağının yakınında bir kutsal mağaranın bulunması, burada daha önceki dönemlerde bir Kybele kültürünün varlığına işaret eder. Gelenlerin sormak istediği soru alınmadan, soruların tahmin edilip cevapları verilen tek bilicilik merkezi olduğu bilinmektedir. Yeraltındaki kemerli iki salondan oluşan, kainliğin yapıldığı adyton (kutsal oda) kült heykelinin bulunduğu cellanın altında yer almaktadır        ","ILCEID":"13","MAHALLE":"AHMETBEYLİ","MAHALLEID":null,"ADI":"Klaros (Claros) Apollon Kehanet Merkezi Ören Yeri","BOYLAM":27.193386990138,"YOL":"IŞIKLI KLAROS"},{"ILCE":"URLA","KAPINO":"25\/1","ENLEM":38.361412897246,"ACIKLAMA":"Antik dönemdeki endüstriyel faaliyetler hakknda bilgi veren zeytinyağı işliğinin kullanım evresi M.Ö. 7.-6. yüzyıllara tarihlenmektedir. Ana kayaya oyularak inşa edilen ve zeytin kırma ve sıkma yapısı ile bunun hemen yanındaki depo biriminden oluşan bu işlik,  günümüzde açıkhava müzesi olarak düzenlenebilmiştir. Klazomenai Arkaik Dönem kentinin, sanayi mahallesi olarak işlev gören, sur duvarlarının dışında yer alan bu önemli tesis,  Batı Anadolu`da izleri ortadan kalkan küçük zeytinyağı işliklerinin ve bunların kullanmış oldukları teknolojinin günümüzden 2.500 yıl öncesine kadar gittiğini; eski çağlardaki İonialı toplulukların teknolojik yönden gelişmişliklerini; İspanya`dan Kuzey Afrika`ya, İtalya`dan Kuzey Suriye sahiline ve Karadeniz sahilindeki İonia kolonilerine kadar çok geniş bir coğrafyada karşımıza çıkan ve Klazomenai ile özdeşleşen bantlı amfora dağılımıyla, zeytinyağının da dahil olduğu Klazomenai bağlantılı tarımsal ürünlerin antik dünyada gördüğü talebi kanıtlar niteliktedir.            ","ILCEID":"18","MAHALLE":"İSKELE","MAHALLEID":null,"ADI":"Klazomenai Tarihi Zeytinyağı Fabrikası","BOYLAM":26.770312839938,"YOL":"2121"},{"ILCE":"URLA","KAPINO":"","ENLEM":38.362494202934,"ACIKLAMA":"Urla'nın İskele Mahallesi'ndeki Limantepe Höyüğü'nün tarihi MÖ 4000'lere kadar uzanmaktadır. Ege Denizi'nin bilinen en eski limanlarından olan Limantepe, 1950'de Prof. Ekrem Akurgal tarafından keşfedilmiştir. Daha sonrasında 10 yıl ara verilen çalışmalara 1992 yılında Liman Tepe 2. dönem çalışmaları olarak yeniden başlanmıştır. Liman Tepe kazılarına Prof. Dr. Hayat Erkanal başkanlığında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Mustafa V. Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi (ANKÜSAM) adına devam edilmekteyken Hayat Erkanal'ın vefatı sonrası kazı başkanlığına 2019 yılından itibaren Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu geçmiştir. Limantepe'de bugün su altında kalmış olan liman tesislerinin araştırılmasına yönelik yapılan sualtı kazı ve araştırmaları 2000 yılından beri devam etmektedir.. Batı Anadolu sahil kesiminin en önemli yerleşmelerinden biri olan Limantepe, Kalkolitik Çağ'dan Roma Dönemi sonuna kadar yaşamın kesintisiz sürdüğü bir yerleşim. Ele geçen buluntulara göre, kentin en eski kültür tabakalarından itibaren denizaşırı ticaret ilişkilerinin merkezinde olan güçlü bir liman kenti konumunda olduğu anlaşılıyor.\nTarihçe\nBugüne kadar yürütülen çalışmalar sonucunda Liman Tepe'de en eski kültür olarak Kalkolitik Çağ tespit edilmiştir. Büyük ölçüde M.Ö. 4. bine tarihlenen Kalkolitik Çağ, maden endüstrisini hazırlayan ve bu nedenle de ekonomik açıdan önem taşıyan bir dönemdir. Bu dönem Liman Tepe'de ana toprağın hemen üzerinde açığa çıkarılmıştır. Gerçek maden ekonomisinin toplumların gelişiminde büyük rol oynadığı ve bu nedenle de ilk kentleşmenin başladığı Erken Tunç Çağı, Liman Tepe'de çeşitli yönleriyle araştırılmış ve farklı boyutlarıyla ortaya konmuştur. Genel olarak M.Ö. 3. binin ilk yarısına tarihlenen Erken Tunç Çağı I döneminde Liman Tepe'nin güçlü bir savunma sistemi ile çevrili olduğu ve bu savunma sistemiyle bağlantılı uzun evlerden oluşan bir mimariye sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu savunma sistemi levha halindeki kireç taşlarıyla inşa edilmiştir. Bu dönemde özellikle maden teknolojisi çok gelişmiş, döküm ve dövme tekniğiyle her türlü eşya üretimine geçilmiştir. Ele geçen seramik örnekler dikkate alınırsa, Liman Tepe'nin bu devirde Batı Anadolu sahil kesimindeki yerleşmeler yanında tüm Ege Adaları ve Yunanistan anakarası ile bağlantı içinde olduğu görülür. Daha çok M.Ö. 3. binin 2. yarısı içinde yer alan Liman Tepe Erken Tunç Çağı II devri yerleşimi çok daha geniş bir alana yayılmıştır. Bu devirde Erken Tunç Çağı I yerleşimi bir kerpiç dolguyla kaplanarak bir taraftan büyük yapılar için sert bir zemin elde edilmiş, diğer taraftan ise yerleşim alanı yüzeyi tesviye edilmiştir. Liman Tepe en azından M.Ö. 4. binden 2. bin sonuna kadar tüm kültürleri kesintisiz olarak yansıtmaktadır. Antik Klazomenai kenti de dikkate alınacak olursa, Klasik Çağ'ın sonuna kadar kültürel süreklilik devam etmektedir. Bu özellik Batı Anadolu'da sadece Liman Tepe'de görülmektedir. İzmir bölgesinde tespit edilen ve kazılan prehistorik merkezler Liman Tepe ile birlikte büyük bir kültürel birikimi ortaya koymuştur. Aynı zamanda güçlü bir ekonomik yapıya sahip olan bu birikim Ege dünyasını aşarak tüm Doğu Akdeniz'le, Balkanlar'la ve hatta Kafkasya ile bağlantı içindedir.\n\nLiman Tepe kazılarının 2000 yılından bu yana devam eden en önemli çalışmalarından biri de su altı kazılarıdır. Ankara ve Haifa Üniversitelerinin ortak çalışması olarak sürdürülen bu kazılarda, Klazomenai antik kentinin M.Ö. 4. ve 6. yylara ait liman tesisleri ortaya çıkarılmaya başlanmıştır. Şu ana kadar gerçekleştirilen kazılarda, denizin altında kalmış yaklaşık 100m uzunluğunda bir mendirek ve buna bağlı daha küçük bir dalgakıranın dökümantasyonu gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda, ANKÜSAM koordinasyonunda gerçekleştirilen kazılarda liman içerisinde yeni kazı alanları açılmış ve tabakalaşmış halde üstte M.Ö. 4. yy limanı, onun altında da M.Ö. 6. yy liman tabanı tespit edilmiştir. Önümüzdeki yıllarda gerçekleştirilecek kazılarla liman tesisinin ilk yapım aşaması ile ilgili yeni verilere ulaşılması hedeflenmektedir.\n","ILCEID":"18","MAHALLE":"İSKELE","MAHALLEID":null,"ADI":"Limantepe Höyüğü","BOYLAM":26.775694474527,"YOL":"NEYZEN TEVFİK"},{"ILCE":"TORBALI","KAPINO":"","ENLEM":38.124048469863,"ACIKLAMA":"Anadoluda taştan yapılmış tiyatroların en erken örneklerinden (M.Ö 2. yy) biri olan Metropolis Tiyatrosu, kentin güneydoğusunda bir yamaç üzerindedir. Metropolis tiyatrosu, Romalı mimar Vitruvius tarafından belirlenen tiyatro mimarisi standardına uygun özellikler göstermektedir. Tiyatronun restorasyon ve konservasyon çalışmaları, 2000-2001 yılları arasında, TC. Kültür Bakanlığı tarafından onaylanan projeye uygun olarak, Philip Morris  Sabancı Ortaklığının sağladığı kaynaklarla, Y. Mimar Ali Kazım Öz idaresindeki bir ekip tarafından  yapılmıştır.     ","ILCEID":"9","MAHALLE":"YENİKÖY","MAHALLEID":null,"ADI":"Metropolis Antik Tiyatrosu","BOYLAM":27.324599526728,"YOL":"SEVGİ YOLU"},{"ILCE":"TORBALI","KAPINO":"39","ENLEM":38.125871910459,"ACIKLAMA":"Helenistik çağda kalmadır. Bizans döneminde, Arap akınlarına karşı önlem olarak güçlendirilmiş ve genişletilmiştir.  Kale, kesme taş ve moloz taştan yapılmış ve yerleşim alanının büyük bir kısmını çevreleyen surlarla desteklenmiştir. Duvar örgülerinde antik yapılara ait mimari parçalar ve heykeller kullanılmıştır. Büyük kulenin kuzeydoğu köşesinde, büyük taş blokları ile savunma tesisleri kurulmuştur.      ","ILCEID":"9","MAHALLE":"YENİKÖY","MAHALLEID":null,"ADI":"Metropolis Bizans Kalesi","BOYLAM":27.323161029687,"YOL":"METROPOLİS ANTİK KENTİ"},{"ILCE":"TORBALI","KAPINO":"39","ENLEM":38.125905178078,"ACIKLAMA":"Bouleuterion, şehir yaşamı ile ilgili önemli kararları veren kent meclisinin toplandığı yapı anlamına gelir. Bizans surları tarafından ikiye bölünen Bouleuterion yapısı, kareye yakın bir plana sahiptir. Yapı, ele geçen mimari ve plastik buluntulara göre Geç Hellenistik devre tarihlenir. Atina Yeni Bouleuterion ile başlayan ve Miletos Bouleuterionu ile devam eden meclis binası geleneğinin önemli bir örneğidir.  ","ILCEID":"9","MAHALLE":"YENİKÖY","MAHALLEID":null,"ADI":"Metropolis Bouleuterion (Meclis Binası)","BOYLAM":27.323755450814,"YOL":"METROPOLİS ANTİK KENTİ"},{"ILCE":"TORBALI","KAPINO":"","ENLEM":38.126077977129,"ACIKLAMA":"M.S. II. yüzyılda Roma döneminde yapılmıştır. Roma döneminde gymnasiumlar, kubbeli ve tonozlu hamam yapılarıyla birleşerek, hamam-gymnasium yapı kompleksini meydana getirirlerdi. Roma hamamlarının tipik özelliklerini yansıtan hamam, sıcak (calderium), ılık (tepidarium) ve soğuk (frigidarium) bölümlerden meydana gelmiştir. Hamam, döşeme altında bir metre yüksekliğindeki ısıtma sistemi (hypocaust) ve duvarların içerisine yerleştirilmiş içleri boş tuğlalarla (tabuli) ısıtılmıştır. Hamamda yapılan kazılarda, Geç Roma Çağına tarihlenen çok sayıda gümüş sikke ortaya çıkarılmıştır.     ","ILCEID":"9","MAHALLE":"YENİKÖY","MAHALLEID":null,"ADI":"Metropolis Hamamı (Gymnasium)","BOYLAM":27.324100695668,"YOL":"METROPOLİS ANTİK KENTİ"},{"ILCE":"ALİAĞA","KAPINO":"","ENLEM":38.848138545638,"ACIKLAMA":"Limandan günümüze, liman taşları dışında birşey kalmamıştır.      ","ILCEID":"3","MAHALLE":"ÇALTILIDERE","MAHALLEID":null,"ADI":"Myrina Akhaion Limanı","BOYLAM":26.982910150825,"YOL":"KARADUT"},{"ILCE":"ALİAĞA","KAPINO":"","ENLEM":38.84687194983,"ACIKLAMA":"Tam olarak ortada olmasa da, İlk çağ ve Bizans sur parçalarının yanında tiyatronun yeri kendini belli etmektedir. Henüz kazı çalışmaları yapılmamıştır.    ","ILCEID":"3","MAHALLE":"ÇALTILIDERE","MAHALLEID":null,"ADI":"Myrina Antik Tiyatrosu","BOYLAM":26.979894009764,"YOL":"KARADUT"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"","ENLEM":38.669818082217,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Osmanlı-Ceneviz Sur Duvarı","BOYLAM":26.751879767741,"YOL":"AŞIKLAR"},{"ILCE":"BERGAMA","KAPINO":"","ENLEM":39.125765546076,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"999","MAHALLE":"ATMACA","MAHALLEID":null,"ADI":"Pergamon Amfitiyatrosu","BOYLAM":27.174324587539,"YOL":"MÜSELLA BAYIRI"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"1","ENLEM":38.668582753574,"ACIKLAMA":"Roma dönemi öncesinde, muhtemelen Arkaik dönemde (M.Ö. 6. yüzyıl) yapılmıştır. Kayalara oyulmuş bu nişlere mermer kabartmalar yerleştirilmiştir. Kentin doğusunda yeldeğirmenlerinin bulunduğu tepenin üzerinde bu tip nişlerin sayısı oldukça fazladır. Batı Anadoluda bulunan Athena tapınaklarının yakınlarındaki kayalıklarda da bu tür nişlere çok rastlanır; bu nedenle Anatanrıçanın Athena ile birlikte birçok yerde tapım gördüğü anlaşılmaktadır.   ","ILCEID":"4","MAHALLE":"FEVZİPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Anatanrıça (Kybele) Adak Nişleri","BOYLAM":26.759735136722,"YOL":"34"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"54\/1","ENLEM":38.67014299413,"ACIKLAMA":"Anadolunun en eski tiyatrosudur. M.Ö. 340-330 yıllarına tarihlenen tiyatro, son dönem kazılarında bulunmuştur. M.S. I.yyda seramik çöplüğü, II.yyda da nekropolis olarak (mezarlık) kullanılmıştır. Roma döneminde bir etkinlik göstermemesi, bu dönemde kentte başka bir tiyatro olduğunu düşündürmekte, ancak bu henüz saptanamamıştır. Tiyatro, dayanıklı bir taş türü olmayan ve yörede Foça Taşı olarak anılan tüf taşından yapılmıştır.       ","ILCEID":"4","MAHALLE":"FEVZİPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Antik Tiyatrosu","BOYLAM":26.758970404366,"YOL":"MERSİNAKİ"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"35","ENLEM":38.663690531247,"ACIKLAMA":"İ.Ö.590-580 yıllarına tarihlenen sur duvarları, son dönem kazılarında Maltepe Tümülüsü tepesinde bulunmuştur. Heredot bu duvarlardan sıkça bahsettiği için Heredot Duvarı olarak da anılmaktadır. Payanda duvarın yanında yer alan 4m. genişliğindeki boşluğun, kent kapısı olduğu saptanmıştır. Kazılarda çıkarılan Pers ok ve mızrak uçları, kırık anforalar, eski mancınık gülleleri, İ.Ö.546da Perslerle  Phokaialılar arasındaki savaştan kalmadır.      ","ILCEID":"4","MAHALLE":"FEVZİPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Arkaik Duvarı (Heredot Duvarı)","BOYLAM":26.760666109183,"YOL":"DEĞİRMENLİK"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"20\/1","ENLEM":38.670112352256,"ACIKLAMA":"Batı Anadolunun 12 İyon kentinden biri olan Phokaia kentinin ana tanrıçası olan Athena adına, M.Ö. 590-580 yıllarında yapımına başlanan tapınak, türünün erken örneklerinden biridir. Tüf taşından yapılmış sütunları, beşik çatı sistemini taşımaktadır. Athena tapınağının kazısı 1998-1999 kazı sezonunda başlamış ve halen devam etmektedir. Tapınak, şehrin merkezinde ve şehre hakim bir konumdadır. Ana girişi doğuya bakmaktadır. Doğu yüzünün önünde de Athenaya getirilen kurbanların bırakıldığı bir sunak vardır. Tapınağın çevresi güzel bir podyum duvarı ile çevrilidir.  ","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Athena Tapınağı","BOYLAM":26.753181995505,"YOL":"AŞIKLAR"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"","ENLEM":38.668749080849,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Athena Tapınağı Kalıntıları","BOYLAM":26.753192127224,"YOL":"184"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"12","ENLEM":38.661750536617,"ACIKLAMA":"M.Ö 6. yy`dan , M.S 3.yya dek kullanım gören alan çok sayıda mezar içermektedir. Arkaik döneme ait mezarlarda yakarak, Roma dönemine ait mezarlarda ise hem doğrudan, hem de yakarak gömü yapıldığı ortaya çıkmıştır. Lahit mezarlar, dikdörtgen formlu ve yerel tüf taşından yapılmadır. Bu alanda ayrıca M.Ö. 6. yy başlarına ait iki adet yapı ortaya çıkarılmıştır. Dikdörtgen planlı yapılar dinsel amaçlıdır. Bunlar, sunak veya ölü ile ilgili merasim yada cenaze işlerinin yapıldığı binalardır.    ","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Güney Nekropol ve Sunak Alanları","BOYLAM":26.751028909843,"YOL":"113"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"14-16","ENLEM":38.660563482725,"ACIKLAMA":"Kentin güneyindeki yamaçlarda  Phokaia`nın ilk yerleşim alanında yapılan kazılarda Oryantalizan Dönem megaronlarının altında Protogeometrik Dönem oval evleri ortaya çıkarıldı. Erken Protogeometrik Dönem`e ait iki ayrı oval evin varlığı bu alanda Ionların yerleştiğini; aynı alanda bulunan Myken ve Gri Minyas seramiği ve daha alt seviyelerde M.Ö. 3. ve 2. bin yerleşim izlerine seramiklerle birlikte rastlanılmış olması,  M.Ö. 3. binden beri Phokaia`nın varolduğunu  gösterir.         ","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia İlk Yerleşim Alanı","BOYLAM":26.753285143464,"YOL":"80"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"21","ENLEM":38.672525331813,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"4","MAHALLE":"İSMETPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Kuzey Nekropol Alanı","BOYLAM":26.756657655511,"YOL":"163"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"1","ENLEM":38.668821047434,"ACIKLAMA":"M.Ö. 580li yıllara tarihlenmiştir. Çeşitli büyüklüklerdeki 5 nişte tanrıça Kybelenin heykelleri ve kabartmalarının yer aldığı düşünülmektedir. Kayaya oyulmuş adak havuzu ile denizci fenerlerinin konulması için yapılan küçük nişler denizden gelenlerin burada tapındıklarını ortaya koymuştur. Kutsal alanın yaslandığı kayalık üzerindeki sur duvarları arkaik, Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine aittir. Kybele, arkaik dönemden itibaren Phokaiada çok saygı görmüştür.   ","ILCEID":"4","MAHALLE":"FEVZİPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Kybele Açık Hava Tapınağı","BOYLAM":26.760154913923,"YOL":"34"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"28","ENLEM":38.672911087284,"ACIKLAMA":"Antik kentin ve modern yerleşimin kuzey bölümünde, 260 m`lik küçük bir parselde bulunan, M.Ö. 7. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen megaron, Foça`da ele geçmiş tam plan veren en eski yapıdır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan yapı batıya bakmaktadır.  Yaklaşık 100 yıl kullanılan yapı M.Ö. 5. yüzyılın başlarında terk edilmiştir. Önünde iki sütunlu bir ön odası bulunan, ön oda ve arka büyük oda arasında ince bir ara bölümün yer aldığı, buradan yapının ana yaşama mekanına geçilen yapının kuzeyinde taş döşeli bir bahçe yer alıyordu. Megaron büyük olasılıkla kiremitli bir beşik çatıyla örtülüydü. Bu nedenle iki dar tarafta birer alınlık olmalıdır. Bu alan İ.Ö. 5. yüzyılın başlarından yaklaşık İ.Ö. 425 tarihlerine kadar nekropolis olarak, sonraları önce kiremit, ardından seramik üreten bir atölyenin çöplüğü olarak kullanıldı. Megaron alanı son olarak yine nekropolis olarak kullanıldı. Bu alanda Hellenistik ve Erken Roma dönemlerinde tüf taşından yapılmış lahitlerle doğrudan gömüye rastlandı.      ","ILCEID":"4","MAHALLE":"İSMETPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Megaron Alanı","BOYLAM":26.756019869056,"YOL":"200"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"","ENLEM":38.669300227775,"ACIKLAMA":"Son dönemdeki kazılarda  Arkaik, Klasik, Helenistik ve Roma dönemlerine ait yerleşim katları ortaya çıkarılmıştır. 1993 yılı kazılarında ortaya çıkarılan M.S. 4.yüzyıl sonları 5. yüzyıl başlarına tarihlenen Roma Dönemi villasının taban mozağinin biri instütü durumunda yani yerindedir. Bir diğeri ise İzmir Arkeoloji Müzesi`nde teşhir edilmektedir.      ","ILCEID":"4","MAHALLE":"FEVZİPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Mozaikler Alanı","BOYLAM":26.757162821841,"YOL":"180"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"","ENLEM":38.669380309322,"ACIKLAMA":"18. veya 19. yüzyıla ait ve kısmen korunmuş bu üç yeldeğirmeninin bulunduğu tepenin üzerinde antik çağda Ana Tanrıçanın (Kybele) kutsal ulanı bulunmaktaydı. Bu alana, tepenin güneybatısındaki kayalara oyulmuş merdivenlerle ulaşılmaktaydı. Bu çevrede kayalara oyulmuş 150 kadar adak nişi bulunmaktadır. Bu nişlerin bazıları kabartmalı olarak yapılırken içleri düz olanlara mermer kabartmalar konulmuştur. Nişler, Arkaik, Klasik ve Hellenistik dönemlerden (M.Ö. 7.ve 1. yüzyıllar) kalmadır.             ","ILCEID":"4","MAHALLE":"FEVZİPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Phokaia Yeldeğirmenleri ve Kybele Kutsal Alanı","BOYLAM":26.760441084176,"YOL":"MERSİNAKİ"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"43\/1","ENLEM":38.671858767225,"ACIKLAMA":"Modern Foça yerleşiminin kuzeyinde yer alan, 9.23m. yüksekliğindeki tepe Roma Dönemi`ne ait seramik atölyelerinin bozuk üretimlerinin, çanak çömlek parçalarının ve cüruflarının bulunduğu bir seramik çöplüğü tepesidir. Yapılan kazılarda genellikle tüf taşından lahitlere ve çatı kiremitlerinden yapılmış mezarlara rastlanılan  alan, M.Ö. 4. yüzyıldan M.S. 1. yüzyıl ortalarına kadar mezarlık olarak kullanılmış,  İ.S.1. yüzyılın ortalarından az sonra nekropolis olarak kullanılmaktan vazgeçilmiş, çevredeki seramik atölyelerinin fırınlarındaki bozuk üretimlerini, cüruflarını ve kırılmış çanak çömleklerini attıkları bir yer olmuştur.      ","ILCEID":"4","MAHALLE":"İSMETPAŞA","MAHALLEID":null,"ADI":"Roma Dönemi Seramik Çöplüğü","BOYLAM":26.757134803922,"YOL":"MERSİNAKİ"},{"ILCE":"KONAK","KAPINO":"29","ENLEM":38.418815075209,"ACIKLAMA":"Agora avlu alanını çevreleyen portikolar güneşli, yağmurlu, aşırı soğuk ve sıcak havalarda insanların korunması ve sığınması için kullanılan yarı açık yapılarmış.\nÜç galerili ve bodrum katıyla birlikte üç katlı olan Batı Portiko, Agora avlu alanının batı kenarı boyunca uzanıyor. Günümüzde yaklaşık 83 metre boyunca ortaya çıkarılmış portiko, yaklaşık 18.80 metre genişliğinde.\nBatı Portiko'nun görmekte olduğunuz kısmı kuzeyde Bazilika, güneyde ise Faustina Kapısı ile sınırlanmış. Bu iki geçitli anıtsal kapı, kemerinin kilit taşı üzerinde Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un eşi Faustina olduğu kabul edilen kadın portresi nedeniyle bu adı almış. Günümüzde kapının tek kemerli kuzey geçidi ortaya çıkarılmış durumda. Güney geçidine ait mimari kalıntıların halen modern sokak altında olduğu sanılıyor. Bu geçidin kemeri üzerinde ise MS 178 yılında gerçekleşen deprem sonrasında Smyrna'ya destek olan İmparator Marcus Aurelius'un portresi olduğu düşünülüyor. İzmirliler, yardımları dolayısıyla bu anıtsal kapıyı inşa ederek imparatora şükranlarını sunmuşlar.\nPortikonun, arkasında bulunan Mozaikli Yapı'ya 5 büyük kapı ile bağlantısı bulunuyormuş. Böylece agora avlusundan girenler, bu kapıları kullanarak çok amaçlı bir kamu yapısı olan Mozaikli Yapı'ya ulaşabildikleri gibi buradan da Kent Meclisi'ne geçebiliyorlarmış.\nPortiko, burada Hellenistik dönemde bulunan stoanın temelleri üzerine inşa edilmiş. Bodrum katının bir bölümü Geç Antikçağ'da sarnıç haline getirilmiş. Bugün de Batı Portiko'ya ulaşmakta olan suyun depolandığı bu 5 bölmeli sarnıç, yaklaşık 1182,5 metreküp su kapasitesine sahipmiş. Sarnıcın tam dolu olduğunda ise bir günde yaklaşık 7000 kişiye hizmet verebileceği hesaplanmış.","ILCEID":"21","MAHALLE":"NAMAZGAH","MAHALLEID":null,"ADI":"Smyrna Agorası Batı Portiko","BOYLAM":27.138109724688,"YOL":"TARIK SARI"},{"ILCE":"BAYRAKLI","KAPINO":"30","ENLEM":38.465004085561,"ACIKLAMA":"Bayraklı`daki Smyrna kentinin en önemli kutsal yapısı olan  Athena Tapınağı, ön yüzü doğuya bakan, doğu-batı doğrultusunda yerleştirilmiş bir yapıdır. Bir kutsal alana zamanla eklenen yapılarla genişleyerek bir tapınak durumuna gelmiştir.  Smyrna Tapınağı`nda  Geçgeometrik, Subgeometrik, Erken Arkaik (M.Ö. 640) ve Olgun Arkaik dönemler olmak üzere dört yapılanma süreci yaşanmıştır. Arkaik Dönem`in başlangıcından itibaren tapınak büyük bir gelişim gösterir. M. Ö. 600`lerde İzmir`in Alyattes tarafından ele geçirilmesi esnasında hasar gören tapınak hemen onarılır.  Tüm mimarî elemanlar, anıtsal insan ve aslan heykelleri tüf taştan yapılmıştır. Aiol sütun başlıkları, İon nizamına örnek teşkil eder. Tapınak`tan ele geçen eserlerden anlaşılan, kent, M. Ö. 6. yüzyılın ortalarına değin eskisi gibi oldukça parlak bir yaşam sürdürür. M. Ö. 546`da olagelen Pers saldırısı ile tapınak işlevini yitirir. 6. yüzyılın 3. dörtlüğünden sonraya ait herhangi bir buluntunun gelmemesi ve Perslere karşı tapınak ana girişine örülen, arkadan desteklenmiş kalın duvarın kaldırılmaması tapınağın bu tarihten sonra artık kullanılmadığını göstermektedir.         ","ILCEID":"11","MAHALLE":"TEPEKULE","MAHALLEID":null,"ADI":"Smyrna Athena Tapınağı","BOYLAM":27.170751581238,"YOL":"2082"},{"ILCE":"BAYRAKLI","KAPINO":"95","ENLEM":38.464196486103,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"11","MAHALLE":"TEPEKULE","MAHALLEID":null,"ADI":"Smyrna Kazı Evi","BOYLAM":27.16936017557,"YOL":"ORD. PROF. DR. EKREM AKURGAL"},{"ILCE":"KONAK","KAPINO":"","ENLEM":38.419138212685,"ACIKLAMA":"Bulunduğunuz yer, kentin tüm idari işlerinin yürütüldüğü, kararların Roma yasaları gözetilerek alındığı Smyrna Kent Meclisi.\nİzmir'in ilk meclislerinden biri olan Smyrna Kent Meclisi, kentte ciddi bir yıkıma neden olan 178 yılındaki depremden sonra, 2. yüzyılda inşa edilmiş. Ancak, 4. yüzyılda yine bir deprem sonrasında büyük ölçüde onarılması gerekmiş.\nİzmir'de bulunan aileleri temsilen 'Bule' adı verilen üyeler, bu mecliste görev yapıyormuş. Buleler, mecliste aldıkları kararları taşa yazdırıyor ve Agora'nın içinde veya yakınındaki yerlere dikiyorlarmış.\nKent Meclisi, Mozaikli Yapı ile Agora Kuzey Cadde ve Bouleuterion Caddesi'nin sınırladığı alan üzerinde yer alıyor. Bu alanın 30 x 30 metre boyutlarındaki güney bölümünde, küçük bir tiyatro şeklinde, yarım daire formlu olarak inşa edilmiş.\n400 kişilik olduğu düşünülen bu yapı, düz bir alanda inşa edildiği için oturma basamaklarının yükseltilmesi gerekmiş. Bu nedenle, dairesel planlı yarım tonoz örtülü bir galeri ve galerinin ardında yine dairesel olarak sıralanmış ve birbirlerine kemerli kapılarla geçilebilen 11 adet mekân inşa edilmiş. Günümüzde bu galeriyi, kemerli kapıları ve mekânların bir kısmını görmek mümkün.\nOturma sıralarından günümüze sadece küçük bir kısmı ulaşmış. Yapının oturma bölümünün beş merdiven ile dört oturma birimine ayrıldığı tahmin ediliyor. Oturma basamaklarının merdivenlere ulaştığı noktada bloklar, aslan veya kartal pençeleri şeklinde tasarlanmış.\n7. yüzyıla gelindiğinde meclis yapısı artık kullanım dışı kalmış. 17. yüzyıldan itibaren üzerinde Osmanlı Dönemi ve ardından Erken Cumhuriyet Dönemi müdahalelerinden dolayı yapı oldukça zarar görmüş. Bu dönemlerdeki yapılaşmalar sırasında, meclis yapısının kireç taşı ve mermer malzemelerinin Bouleuterion Caddesi'nde bulunan kireç ocağında eritildiği belirlenmiş.\nSmyrna Kent Meclisi, 1500 yıl sonra ilk kez, tarihi ve kültürel mirasa dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri toplantısına 13 Eylül 2017 tarihinde ev sahipliği yapmış.","ILCEID":"21","MAHALLE":"NAMAZGAH","MAHALLEID":null,"ADI":"Smyrna Kent Meclisi (Bouleuterion)","BOYLAM":27.138030912571,"YOL":"920"},{"ILCE":"KONAK","KAPINO":"","ENLEM":38.416249478282,"ACIKLAMA":"Sınırlı bilgiye sahip olduğumuz mekânlardan biri Smyrna Stadyumu. Bir zamanlar gladyatörlerin dövüştüğü Smyrna Stadyumu, Kadifekale'nin güneybatı yamacı üzerinde, Hava Şehitliği ile Eski İtfaiye Binası ekseninde yer alıyormuş. 1702 yılında İzmir'i ziyaret eden Fransız gezgin Tournefort, 'bütün mermerlerin götürüldüğünden ve geriye yalnızca izlerinin kaldığından' söz eder.\nStadyumlar, dinsel ve resmi devlet törenleri ile siyasal toplantılar için kullanılırmış. Ayrıca, devlet gücünün açıkça sergilendiği, yapılan etkinlikler sırasında sporcular ve takımlar üzerinden siyasi görüşlerin de yansıtıldığı mekânlarmış.\nRoma Dönemi'nde yapılan şenliklerin bir parçası olarak stadyumda hükümlüler cezalandırılırmış. Smyrna Stadyumu, kentin Hristiyan cemaatinin lideri Aziz Polycarp'ın öldürülmesine de sahne olmuş. Asya Eyaleti Kentleri Birliği'nin şenlikleri 155 yılında Smyrna Stadyumu'nda yapılmış. Şenlikler sırasında Stadyum'a tutuklanarak getirilen Polycarp'tan İmparatorluk kültüne bağlılığını açıklaması ve inancını inkâr etmesi istenmişse de o bunu kabul etmemiş.\nRoma yaşantısının bir yansıması olarak gladyatör dövüşleri Smyrna'nın da günlük yaşamında önemsenirmiş. 3. yüzyıla ait bir yazıttan, kentte Apellikon'un Gladyatör ve Iudarii okulu olduğunu dahi öğreniyoruz. Gladyatörlerin hayvanlara karşı dövüştürüldükleri bu gösteriler, MÖ 1. yüzyılın ortalarından itibaren çok popüler olmuş. Bazilika duvarlarındaki graffitolarda da silahlarını kuşanmış çok sayıda gladyatör görmek mümkün.","ILCEID":"21","MAHALLE":"KUBİLAY","MAHALLEID":null,"ADI":"Smyrna Tiyatrosu","BOYLAM":27.144311819045,"YOL":"985"},{"ILCE":"BAYRAKLI","KAPINO":"113\/2","ENLEM":38.464563939325,"ACIKLAMA":"","ILCEID":"11","MAHALLE":"TEPEKULE","MAHALLEID":null,"ADI":"Smyrna Toplantı Megaronu","BOYLAM":27.170222926205,"YOL":"2082"},{"ILCE":"SELÇUK","KAPINO":"","ENLEM":37.952604819225,"ACIKLAMA":"Selçuk ilçe merkezinin batı kesimini oluşturan yüksek kesimi bir kale ile taçlandırılmış Ayasuluk Tepesi`nin üstündedir. Kalenin aşağı kesimini çevreleyen, üstünde bir kavga sahnesi bulunan lahit nedeniyle `Takip Kapısı` diye adlandırılan ana girişin geçit verdiği duvarların arkasında yer alır. M.S. 6.  yüzyılda kötü bir durumda bulunan ahşap çatılı Bazilika yerine İmparator Justiniaus (M.S. 527-565) ve Kraliçe Theodora tarafından kalıntıları bugün görülebilen kalın payelerin taşıdığı altı büyük kubbe ile örtülü kilise inşa ettirilmiştir. Yapının narteks (giriş) bölümü beş adet kubbe ile örtülüdür. Haç görünümlü, 130x65 boyutlarındaki bu kilise Artemis Tapnağı`ndan sonra Efes`teki en etkileyici dini yapılardan biriydi. Bazilikanın ortasında kubbe altında ve zemin seviyesi altında olan St.Jean`ın mezarının doğusunda rahiplerin oturduğu kısımlar bulunur. Bu yapılar kiliseden yarım daire biçiminde ayrılır. Mezar alanının kuzeyinde aziz resimlerinden oluşan fresklerin bulunduğu kiliseninin restore edilen sütun başlıkları üzerinde imparator Justinyen ile karısı Theodora`nın monogramları vardır.  Efes 1304 yılında Türklerin eline geçtiğinde kilisenin bir kısmı camiye dönüştürülmüş, 1365-1370`teki şiddetli bir depremle yıkılımıştır.         ","ILCEID":"10","MAHALLE":"İSA BEY","MAHALLEID":null,"ADI":"St.Jean Bazilikası","BOYLAM":27.367939118182,"YOL":"SAİNT JEAN"},{"ILCE":"FOÇA","KAPINO":"27","ENLEM":38.66142207419,"ACIKLAMA":"Antik çağda kayalara oyularak yapılmış bir aile mezarıdır. Mezar, uzun bir yol ve iki mezar odasından oluşmuştur. Çan tepesinin eteğinde yer alır ve kaya mezar tipindedir. Ord. Prof. Ekrem AKURGAL ın yapmış olduğu kazılar sırasında bulunan seramik mezarın, M.Ö. 4.yy a ait olduğu ortaya konmuştur.  ","ILCEID":"4","MAHALLE":"ATATÜRK","MAHALLEID":null,"ADI":"Şeytan Hamamı","BOYLAM":26.744117404869,"YOL":"63"},{"ILCE":"SEFERİHİSAR","KAPINO":"","ENLEM":38.176479875718,"ACIKLAMA":"Kentin Agora ve Gymnasium kısımlarında çok az araştırma yapılmıştır. Agora, akropolün güneyinde, Bouleuteriona bitişik şekildedir. M.Ö. 7. yüzyıla kadar inen seramik buluntularına rastlanmıştır.  ","ILCEID":"12","MAHALLE":"SIĞACIK","MAHALLEID":null,"ADI":"Teos \/ Agora","BOYLAM":26.790606969374,"YOL":"139\/5"},{"ILCE":"SEFERİHİSAR","KAPINO":"","ENLEM":38.180714891127,"ACIKLAMA":"Akropol kent merkezinin kuzeyinde, iki limana eşit uzaklıktaki Kabakır tepesi üzerinde yer almaktadır. Akropolde yüzeyde görülebilen en önemli kalıntı, bir tapınağa aittir. Tapınağın, Helenistik ya da Arkaik dönemde yapıldığı düşünülmektedir. Tapınağın doğu tarafında bir sunağa ait olduğu düşünülen kalıntılar yer almaktadır. Akropolde anakayanın yüzeye yakın olması sebebiyle, yoğun bir yerleşme tabakasına rastlanmamıştır. Buluntular sayesinde buradaki yerleşimin ancak MÖ. 4. ve 5. yüzyıllarda arttığı görülmektedir.  ","ILCEID":"12","MAHALLE":"SIĞACIK","MAHALLEID":null,"ADI":"Teos \/ Akropol","BOYLAM":26.786662556312,"YOL":"TEOS"},{"ILCE":"SEFERİHİSAR","KAPINO":"","ENLEM":38.177672510244,"ACIKLAMA":"Bouleuterion, kent ile ilgili önemli kararları alan meclisin bulunduğu yapıdır. Fakat Teostaki yapının, 850 kişilik oturma kapasitesi ve agoraya yakınlığı nedeniyle farklı işlevler (odeion, tiyatro, toplantılar, vb.) için de kullanılmış olabileceği düşünülmektedir.Yapı dörtgen bir mekan içine yerleştirilmiş, dairesel oturma sıralarından oluşmaktadır.Yapı içinde, Agora yöneticilerinin isimlerinin yazılı olduğu iki kare sunak bulunmaktadır.  ","ILCEID":"12","MAHALLE":"SIĞACIK","MAHALLEID":null,"ADI":"Teos \/ Bouleuterion (Meclis Binası)","BOYLAM":26.790171352982,"YOL":"139\/5"},{"ILCE":"SEFERİHİSAR","KAPINO":"","ENLEM":38.183320681737,"ACIKLAMA":"Akropolün kuzeydoğusunda yer alan Gymnasiumun büyük bir kısmı halen toprak altındadır. Küçük sondajlar ve yüzey buluntuları ışığında, gymnasiumun Helenistik dönemde inşa edildiği ve Roma döneminde değişikliğe uğradığı söylenmektedir.  ","ILCEID":"12","MAHALLE":"SIĞACIK","MAHALLEID":null,"ADI":"Teos \/ Gymnasium","BOYLAM":26.788927194605,"YOL":"139\/3"},{"ILCE":"SEFERİHİSAR","KAPINO":"","ENLEM":38.179906493312,"ACIKLAMA":"Tiyatro, Akropol tepesinin güney yamacına, doğal eğim kullanarak kurulmuştur. Roma döneminde sahne binası genişletilmiş ve Caveayı yükseltebilmek için altına tonozlu geçitler (vomitorium) yapılmıştır. Özellikle Bizans döneminde büyük tahribat görmüş olan tiyatronun oturma taşları kale yapımlarında kullanılmıştır.  ","ILCEID":"12","MAHALLE":"SIĞACIK","MAHALLEID":null,"ADI":"Teos \/ Helenistik Tiyatro","BOYLAM":26.787638657129,"YOL":"139\/5"},{"ILCE":"KONAK","KAPINO":"","ENLEM":38.424762820568,"ACIKLAMA":"Tepecik, İzmir ilinde sevimli bir semttir. Semt tepecik adını sınırları içinde yer alan ve halk arasında (Alman kulesi ) denilen 18 metre rakımlı küçük bir tepeden alır. Alman kulesi denmesinin nedeni Alman Ignatz Müller’in şarap fabrikasının ve bağ evinin bulunmasıdır. Dikkatli bir şekilde bakıldığında tepede binaların temellerini görmek mümkündür. Söylentilerde bu tepeden Kadifekaleye tüneller olduğu bilgisi vardır.\nAslında bu tepe milattan önce 8500 yıllarından bile eski değerleri taşıyan bir HÖYÜKTÜR.","ILCEID":"21","MAHALLE":"YENİŞEHİR","MAHALLEID":null,"ADI":"Tepecik Höyüğü Alman Kulesi (Şarap Fabrikası)","BOYLAM":27.159668394019,"YOL":"1241\/10"}],"toplam_sayfa_sayisi":8}